Binlerce yılın bereketi: Assos

engin
ENGİN TATLIBAL

Kimi kentler vardır, tarihte olanca azametleriyle var olmuş olmalarına rağmen günümüzde ayakta değillerdir. Yıkıntılarının turistleri cezbetmesi dışında bir fonksiyonları kalmamıştır. Örneğin Efes ve Milet böyle şehirlerdir.

Bir de binlerce yıl önce kurulmuş ve bugün de varlıklarını sürdüren kentler vardır. Örneğin Smyrna, yani İzmir böyle bir şehirdir.

İşte Assos da saydığımız kategorilerden ikincisine giren canlı bir kent olarak varlığını sürdürüyor. Roma ve Pers dönemlerindeki azametinden uzak kalsa da otuz asırdır Assos’un kara taşlarında insan sesi çınlıyor, bacalarından duman tütüyor. Binlerce yıl öncesindeki felsefe ve ticaret yerini turizme bırakmış, tek farklılık bu.

assos-22
Assos antik kentinin Athena Tapınağı, Midilli adasına bakıyor.

Edremit Körfezi’nin müstahkem bir mevkisinde yer alan Assos’un kuruluşunun, yazının icat edildiği tarihin öncesine dayandığı tahmin ediliyor. Şimdiki kale ve kalıntıların büyük bölümü Roma döneminden kalma. Kentin en ilgi çekici kısmı olan antik liman ve Behram köyü bölgesindeki yapılar ise Osmanlı tebaası olan Rumların izlerini taşıyor.

Zeus’un memleketi olan Kaz Dağları’nın eteklerinde bulunan Assos’un felsefe tarihi açısından da önemi büyük. Zira felsefenin babası Aristo’nun, yaşamının yaklaşık üç yılını burada geçirdiği biliniyor.

Antik limandaki yapıların tamamına yakını otel ya da pansiyon.

Günümüzde Assos, kuzey Ege’nin tarihi dokusuyla deniz-güneş-kum üçlüsünü birleştiren sıra dışı bir tatil rotası olma özelliği taşıyor. Gerek antik limanda, gerek surların dibindeki Behram köyünde, gerekse de antik kenti Altınoluk’a bağlayan sahil yolu üzerinde kamp alanı, pansiyon ve otel seçenekleri mevcut. Kaz Dağları’nın yamaçlarındaki tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan köylere olan yakınlığı da bir diğer cazibe unsuru. İster kalmalı ister günübirlik gelinsin, bu köylere mutlaka uğranmalı. Bölge, dünyada atmosferdeki oksijen oranının en yüksek olduğu ikinci bölge olma özelliği taşıyor.

Assos’a en yakın köyler olarak Yeşilyurt ve Adatepe’ye ulaşım, özel araçla oldukça kolay. Sahil yolunun bitiminden sola, yani Çanakkale yoluna döndüğünüzde hemen Kaz Dağları tırmanışı başlıyor. Az ileride Yeşilyurt köyünü gösteren tabela ile karşılaşıyorsunuz. Birkaç dakika içinde vardığınız bu çok orijinal köyde yüzlerce yıllık taş Rum evleri sizi karşılıyor. Bir kısmı pansiyona çevrilmiş bu evlerde konaklamak güzel bir tercih olabilir. Yeşilyurt köyü aynı zamanda tarihteki ilk güzellik yarışmasının düzenlendiği ve Yunan tanrılarının Truva savaşını izlediği yer olarak da biliniyor.

EGE’NİN EN GÜZEL KÖYLERİ

Assos sahil yolu çıkışından Çanakkale değil de Ayvalık-İzmir yönüne devam ederseniz birkaç dakika içinde Küçükkuyu’ya varıyorsunuz ve sola doğru Adatepe tabelasını takip ederek manzaralı ama sıkı bir tırmanışın ardından tarihi köye varıyorsunuz. Eski Rum evleri ile dolu köyde görülmesi gereken en önemli eser, kuşkusuz Zeus Altarı.

Anayoldan Edremit yönüne devam ettiğiniz takdirde ise kaplıcalarıyla ünlü Güre’den Kaz Dağları’na saparsanız Çamlıbel köyüne varırsınız. Buranın tarihi ve doğal güzellikleriyle birlikte en önemli bir diğer özelliği ise sinema sanatçısı Tuncel Kurtiz’in mezarına ev sahipliği yapıyor olması.

assos-11
Assos antik limanı.

Biz tekrar Assos’a dönelim… Sahil yolunun sonunda ilk önce Behramkale’ye ulaşıyorsunuz ve antik limana varmak için dar ve taş yoldan araç ile devam etmeniz gerekiyor. Muhtemelen binlerce yıldır kullanılan bu yolda araç kullanırken oldukça dikkatli olmak gerekiyor. Zira oldukça dar olan yolun bir tarafı deniz ve kayalıklar ile sonlanan derin bir uçurum. Yolun sonunda Assos antik limanına varıyorsunuz. Burada yol kenarına aracınızı park edebileceğiniz gibi iç kısımda bulunan otoparklardan da faydalanabilirsiniz. Bir süre öncesine dek yol kenarına park eden araçlardan muhtarlıkça kanunsuz biçimde alınan otopark ücreti, gazeteci meslektaşım ve dostum Fatih Yalçınkaya’nın mücadelesi sonucu artık alınmıyor.

hdr
Assos antik limanda oldukça güzel balık restoranları var.

Kayaların yamacında kurulu Assos antik liman içinde bulunan yapıların tamamına yakını otel olarak işletilmekte. Bu otellerin denizle bütünleşik halde bulunan restoranlarında balık yemek oldukça keyifli. Restoranları tercih etmek istemezseniz Assos Aile Çay Bahçesi’nde gözleme, manlama (Bakınız: “Ne yenir”) ve sıcak-soğuk içeceklerden oluşan mütevazı ama lezzetli menü de bir seçenek. Kumsalı bulunmayan liman bölgesindeki otellerin işlettiği şezlonglardan otel müşterisi olmayanlar da ücret karşılığı yararlanabiliyor. Midilli adasına en yakın bir konumda bulunan Assos’un gerçekten camgöbeği mavisi, pırıl pırıl bir denizi var. Ancak esinti olmadığı günlerde kayaları kızdıran güneş, limanı oldukça sıcak bir hale getiriyor.

assos-33
Behramkale

Antik liman bölgesini yürüyerek gezmek yarım saati aşmıyor. Kalan zamanınızı antik kentin kalıntılarını ve kaleyi görmek için değerlendirebilirsiniz. Bunu yaptıktan sonra ise Behram köyünün tarihi dokusu içinde bir çay içip soluklanmanızı öneririz.


Nasıl gidilir: Aracınız varsa İzmir-Çanakkale karayolunda Altınoluk’tan sahil yoluna saparak yaklaşık 25 kilometrelik bir sürüşün ardından Assos’a varabilirsiniz. Aracınız yoksa şehirlerarası otobüsle Ayvacık veya Küçükkuyu’ya gelip buradan Assos minibüslerine bilebilirsiniz.

Nerede kalınır: Antik liman bölgesinde tarihi yapılara kurulu nezih oteller var. Behram’daki pansiyonları da tercih edebilirsiniz. Sahil yolu boyunca kamp alanları ve otel-motel seçenekleri de söz konusu.

Ne yenir: Balık. Antik limandaki otellerin restoranları oldukça lezzetli meze ve balık seçenekleri sunuyor. Alkollü araç kullanmamanızı hatırlatmak isteriz. Ayrıca Assos ve çevresine özgü, kıymalı gözleme ve sarımsaklı yoğurttan yapılan “manlama” mutlaka tadılmalı.

Görmeden dönmeyin: Assos antik kenti, Kadırga Koyu, Yeşilyurt ve Adatepe köyleri, Adatepe Zeus Altarı, Adatepe Zeytinyağı Müzesi.

Bir Cevap Yazın