İzmir’in en güzel 10 tarihi binası

Alsancak Garı
Alsancak Garı

Alsancak Garı

İzmir’in halen ayakta ve halen kullanılmakta olan en eski yapılarından olan Alsancak Garı, Türkiye’de inşa edilen ilk demiryolu olan İzmir-Aydın hattının başlangıç noktasında bulunuyor. 1858 yılında hizmete giren yapı, dönemin İngiliz mimari tarzıyla İzmir’e özgü Levanten çizgileri taşıyor. Günümüzde hem İzmir banliyö sistemi yolcuları hem de TCDD trenleri tarafından aktif olarak kullanılan gar, İzmir şehrinin simge yapılarından biri.

İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Kültür ve Turizm Müdürlüğü

1800’lerden kalan bir diğer yapı olan İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü binası, rıhtım boyunca 1922 yangınından kurtulan en eski ve en iyi durumdaki bina. Yapıldığı dönemde köşebentlerinde kule tipi yükseltiler bulunan yapının bu unsurları zamanla ortadan kalkmış. İzmir Borsası olarak inşa edilen bina, Yunan işgali sırasında Yunan Ulusal Bankası’nın İzmir şubesi olarak kullanılmış. Kurtuluştan sonra yeniden borsa olarak kullanılan bina, bugünkü borsa sarayının inşa edilmesinin ardından PTT’nin kargo merkezi, halk deyimiyle “paket postanesi” olarak hizmet verdi. Zarafetiyle İzmir rıhtımının incisi olan yapıya bakan bir daha bakıyor.

İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi
İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi

Devlet Tiyatrosu

Bir zamanlar denizle bütünleşik olan, ama şimdi önünden altı şeritli Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nın geçtiği İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi, 1926’da mimar Necmettin Emre tarafından inşa edildiğinde Türkocağı İzmir Şubesi idi. Altı yıl sonra Halkevi olarak kullanılan yapı, 1957’de Devlet Tiyatrosu’na çevrildi ve bugün de hala aynı işlevle kullanılıyor.

Eski Osmanlı Bankası
Eski Osmanlı Bankası

Osmanlı Bankası

Osmanlı Bankası’nın İzmir şubesi 1856’da açıldı. Ancak 1922 yangını sonrasında harap olan binanın yerine bugünkü yerinde, İtalyan Mimar Giulio Mongeri tarafından tasarlanan yapı inşa edildi. Günümüzde Garanti Bankası tarafından kullanılan yapı, köşe kısmındaki kule tipi kapalı terası ve Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’ndaki tarzıyla dikkat çekiyor. Birçok turist, binanın önündeki üst geçitten yapının fotoğrafını çekiyor.

Salepçioğlu Camii
Salepçioğlu Camii

Salepçioğlu Camii

Kemeraltı’nın tarihi camileri arasında en yenisi ve sanat tarihi açısından en orijinali olan cami, İzmir’in köklü ailelerinden Salepçioğulları tarafından 1900’lerin başında inşa ettirilmiş. Üstü cami, altı medrese olarak tasarlanan binanın girişindeki dört mermer çeşme ve yeşil taşlı ve mermerli cepheleri dikkat çekiyor.

Sen Polikarp Kilisesi
Sen Polikarp Kilisesi

Sen Polikarp

Kurumsal olarak Sen Polikarp kilisesi, M.S. 155’te kurulmuş. Mevcut yapının temelleri ise 17’inci yüzyıla dayanıyor. Şimdi ayakta olan kilise binasında ise İzmir’in önemli yapılarına can veren Mimar Raymond Pere’in imzası var.

7-yesil-kosk
Bornova Yeşil Köşk

Bornova Yeşil Köşk

Bu pırlanta gibi köşkün Osmanlı döneminde kentin önemli mesire yerlerinden olan Bornova’da Pandisbanian Ailesi tarafından yaptırıldığı biliniyor. Kagir köşk, ailenin Fransa’ya göç etmesinin ardından farklı ailelerce kullanılmış ve 1950’lerin ardından Ege Üniversitesi’nin kurulmasıyla üniversiteye devredilmiş.

İzmir Borsa Sarayı
İzmir Borsa Sarayı

Borsa Sarayı

Yukarıda bahsi geçen ve bugün İzmir Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nce kullanılan binada faaliyetlerine başlamış olan ve Türkiye’nin ilk borsası olma özelliği taşıyan İzmir Ticaret Borsası’nın bugün de kullandığı simgeleşmiş binası, 1928 tarihini ve Mimar Tahsin Sermet ve Hüseyin Mazlum’un imzasını taşıyor.

Tarihi Asansör
Tarihi Asansör

Asansör

Ve işte Asansör! Dünyada benzerine ender rastlanan sivil mimarlık örneklerinden asansörlerin biri de İzmir’de ve kentin simgelerinden biri olmuş durumda. İki mahalleyi birbirine bağlayan yapı, Nesim Levi tarafından 1907’de yaptırılmış.

Eski adı Elhamra Sineması olan İzmir Devlet Operası ve Milli Kütüphane
Eski adı Elhamra Sineması olan İzmir Devlet Operası ve Milli Kütüphane

Milli Kütüphane ve Opera

Finali Cumhuriyet döneminin İzmir’deki belki de en önemli yapısı olan Milli Kütüphane ve Opera binasıyla, nam-ı diğer “Elhamra Sinemasıyla” yapıyoruz. 1912’de kurulan Milli Kütüphane, bir avuç yurtsever İzmirlinin girişimi olarak Kemeraltı’nda bir tarihi köşkte kuruluyor. Ardından şimdiki yerde bulunan arsada Mimar Tahsin Sermet’in projesinin inşaatına başlanıyor, ancak Birinci Dünya Savaşı ve Yunan İşgali nedeniyle inşaat yarım kalıyor. Cumhuriyet’in kurulmasıyla Atatürk’ün özel olarak ilgilendiği inşaatın önce sinema salonu kısmı tamamlanıyor. Sinemadan ve yanındaki trafodan kazanılan parayla kütüphane inşaatı tamamlanıyor ve kompleks yapı, Cumhuriyet’in onuncu yılında açılıyor. Bugün İzmir’in hem tarihsel mirasını, hem de kültürel varlığını saklayan Milli Kütüphane ve Opera Binası, kentin yüzük taşı adeta.

Bir Cevap Yazın