Bi’görüp gelmelik: Afyonkarahisar

Hazırlayan: TARHAN SALİMOĞLU

Benim gibi öğrencilik hayatı İzmir ile Ankara arasında geçenler için Afyon, otobüsün mola verdiği, sigara içenlerin iki nefeslendiği ve içi kazınanların sabahın o saatinde bile olsa sucuk ekmek, sıcacık bir çorba veya “kalın kaymaklı” bir ekmek kadayıfı ile uyku ve gerçeklik arasında ayaküstü lezzet deneyimi yaşadığı, hayal meyal bir yerdir.

Ancak Anadolu’nun her yerinden gelen yolların kesiştiği bir “mola yeri” olmanın dışında Afyonkarahisar’da görülecek çok şey ve tadılacak çok lezzet var.

AFYON’DA GEZİLECEK YERLER

Türkiye’nin karayoluyla ulaşılması en kolay şehirlerinden biri Afyon olsa gerek. İzmir’den Salihli-Uşak yoluyla, İstanbul’dan Bursa-Kütahya yoluyla, Ankara’dan Polatlı-Sivrihisar yoluyla ve Konya’dan Ilgın-Akşehir yoluyla sadece birkaç saatte Afyon’a ulaşmak mümkün. Bütün yolların kesiştiği Afyonkarahisar, bu nedenle Kurtuluş Savaşı’nın da en kilit noktalarından biri olmuş.

Başkomutanlık Milli Parkı

Batı Anadolu’yu işgalden kurtarmak için 26 Ağustos 1922’de başlayan ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yönetiminde gerçekleşen Büyük Taarruz’un yapıldığı alan, günümüzde milli park statüsünde korunuyor. Burada savaşın gerçekleştiği arazide gezebilir, savaşı anlatan anıt ve enstalasyonları inceleyebilir ve modern Türkiye’nin tarihini oluşturan bu en önemli olayın atmosferini yerinde yaşayarak o günleri hayal edebilirsiniz.

Frig Vadisi

Milattan önce 8’inci yüzyıla kadar giden Frigya medeniyetinin izlerini taşıyan tarihi kalıntıları barındıran Frig Vadisi, aslında Afyon ve Kütahya arasında geniş bir araziyi kapsıyor. Frig Vadisi’nde görülmesi gereken en önemli nokta, Midas Şehri’nin bulunduğu Yazılıkaya köyü. Antik Anadolu’nun en önemli kültlerinden olan Ana Tanrıça Kybele’nin bulunduğu Yazılıkaya’da, Frigler döneminde yaşayanların kendilerine barınaklar yapmak için oydukları devasa kaya kütleleri oldukça etkileyici.

Eber Gölü

Sazlıklar içinde müthiş bir doğa manzarası sunan Eber Gölü, Sultan Dağı’nın kuzeyinde ve Emirdağ’ın güneyinde yer alan göller bölgesinde yer alıyor. Sazan avının yapıldığı gölde yerel sandallarla tur atmak mümkün. Ne yazık ki Eber Gölü, son yıllarda yaşanan plansız sanayileşme ve küresel iklim değişikliği nedeniyle eskisine göre alan olarak küçülmüş durumda.

Afyon Kalesi

“Karahisar” isminin kaynağı olan heybetli Afyon Kalesi, şehrin alamet-i farikası durumunda ve oldukça dik bir kaya kütlesinin üzerinde bulunuyor. Anadolu’nun en büyük olmasa da en görkemli kaleleri arasında yer alan yapının ilk kez milattan önce 1300’lerde, Hititler zamanında, yani günümüzden 3 bin 300 yıl önce inşa edildiği tahmin ediliyor. Selçuklular döneminden itibaren Karahisar adıyla anılan kaleye çıkmak ve şehir manzarasını görmek istiyorsanız -ki yapın- 550 basamağı tırmanmanız gerekecek.

Afyonkarahisar’a gelmişken şehrin sembolü olan ve meşhur heykelıtraş Heinrich Krippel’in imzasını taşıyan Büyük Utku Anıtı’nı, İmaret Camii’ni ve İhsaniye’deki Döğer Kervansarayı’nı mutlaka görün.

AFYON’DA NE YENİR?

Çok cevaplı bir soru… Afyon mutfağının en önemli üç unsuru kaymak, sucuk ve lokum. Yüzyerce yıllık tarihi yapılarıyla tarihi kent merkezini ve çarşıyı gezerken bu üç unsuru da bulabileceğiniz çok sayıda yere rastlayacaksınız. Hatta bazılarında kuyruklar göreceksiniz. Türkiye’nin en zengin mermer yataklarının bulunduğu Afyon’da “mermer kebabını” mutlaka denemenizi öneririz. Kızgın mermerde pişen yöresel etlerin tadı damağınızda kalacak. Unutmayın, Afyon’a gittiğinizi bilen arkadaşlarınız sizden lokum, kaymak ve sucuk bekleyecekler.

Bir Cevap Yazın