Benal Nevzat Hanımefendi

ENGİN TATLIBAL

Fahrettin Altay Paşa komutasındaki süvari bölüğünün öncüleri, 9 Eylül 1922 günü sabahında Halkapınar’dan İzmir’e girmektedirler. Antik Meles çayını geçmek üzere ilerleyen atlılar Tuzakoğlu Fabrikası’nın önüne geldiklerinde binanın pencerelerinden uzanan namlular, dört Türk süvarisini şehit düşürür. Fahrettin Altay Paşa hatıratında bu dört vatan evladını yerde, başları İzmir yönünü gösterir halde yatar halde gördüğünü anlatır. Atlıların İzmir’e doğru ilerlediği yol, bugün “Şehitler Caddesi” adıyla bilinmektedir.

Olayın vuku bulduğu yerde gel zaman git zaman bir abide dikilmesine karar verilir. Abidenin üzerinde sadece iki kelime yazılıdır: Vatan ve Namus.

* * *

Yukarıdaki fotoğrafta işte bu anıtın açılış töreninden bir sahne görüyorsunuz. Girizgâhı abide ile yaptık, ama asıl konumuz, konuşma yaparken gördüğünüz hanımefendi. Ona da geleceğiz, ama öncelikle bu hanımefendinin babasından söz edeceğiz.

Devr-i istibdad-ı Abdülhamit’te İzmir’in pek çok evladı harcanıp gitmiştir ki bunlardan en ünlüsü, avukat, gazeteci Tevfik Nevzat Bey’dir. Ziya Somar’ın “Bir Şehrin ve Bir Adamın Tarihi: Tevfik Nevzat, İzmir’in İlk Fikir ve Hürriyet Kurbanı” adlı kitabında hikâyesini anlattığı Tevfik Nevzat Bey, İzmir’in ilk Türk davavekillerinden, yani avukatlarından biridir. Hizmet gazetesinin imtiyaz sahipliğini yapmış ve İzmir’in gelmiş geçmiş en önemli edebiyat dergisi olan Nevruz’u Bıçakçızade Hakkı ve Halit Ziya Uşaklıgil ile birlikte yayınlamıştır. Tevfik Nevzat, İzmir’de dönemin en sert Abdülhamit muhaliflerinden biriydi. Jurnallenmesi sonucu sürgün edildi. Tutuklanarak Adana cezaevine kondu. Burada boğularak idam edildi.

* * *

Tevfik Nevzat’ın adını taşıyan ne bir cadde, ne bir sokak var bugün İzmir’de. Ancak kızının, yani Benal Nevzat’ın adını taşıyan bir tiyatro salonumuz var neyse ki. Konak Belediyesi Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi içinde bulunan Benal Nevzat Salonu’nda Tevfik Nevzat’ın değil ama kızının adı yaşamakta. Biz de böylece asıl konumuza gelmiş olmaktayız.

Kimdir Tevfik Nevzat’ın kızı Benal Nevzat? Her şeyden önce babasının kızıdır. Fotoğraftaki duruşundan belli değil mi? 1905’te Abdülhamit rejiminin katlettiği babasının ardından iki kardeşi ve annesiyle büyük sıkıntılar yaşayan Benal Hanım, zorluklar içinde mücadele ederek kaderini var etmiş, Mustafa Kemal Atatürk’ün babasını tanıması, bilmesi ile sahip çıkılarak Sorbonne Üniversitesi’nde okuma fırsatı bulmuş. Dönüşünde sivil toplum içinde yer alarak yeni Türkiye’nin ilk siyasi partisi olan CHP’nin ilk kadın üyelerinden olmuş. 1927’de İzmir’de partinin ilk kadın il yönetim kurulu üyesi ve ardından İzmir Belediye Meclisi’nin ilk kadın üyesi olarak görev yapmış. Ve nihayet 1935’te TBMM’ye ilk kez giren 18 kadın milletvekilinden biridir Benal Nevzat. Ayrıca ve tabi ki İzmir’in ilk kadın milletvekilidir. Benal Hanım, 1935-1950 arasında dört dönem üst üste İzmir milletvekilliği yaptı. Halkapınar Şehitler Abidesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmanın, Benal Nevzat’ın siyasi hayatının başlangıcını oluşturduğu ifade edilir.

* * *

Ve evet, kadının toplumsal yaşamda birey olarak ortaya çıktığı dönemde İzmir’de yürüyüş kolunun başını çeken bu cesur, mücadeleci kadını bugün kimseler hatırlamaz. Konak Belediyesi’nin çok isabetli biçimde adını verdiği küçük tiyatro salonu dışında İzmir’de Benal Nevzat’ın adı yok. Babası, hürriyet şehidi Tevfik Nevzat’ın da.

(Bu yazı daha önce 3.9.2014 tarihinde MGK Medya’da yayınlanmıştır.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.