Beyoğlu’nda Türkiye Sineması’nın izleri

YAZI VE FOTOĞRAFLAR: ENGİN TATLIBAL

Sinema artık dijital platformlar, blue ray oynatıcılar ve yasadışı edinme yollarıyla herkesin televizyonuna, bilgisayarına, kısacası elinin altına girmiş durumda. Görsel imkanları inanılmaz boyutlara ulaştıran teknolojiler, filmlerin yaratılma süreçlerini ve sunumlarını da evrimleştirdi. Ama sinemanın kökleri, özü, kurucu ataları unutulur mu? Nasıl unutulsun?!

Kendisini gerçekten bir sinemasever olarak tanımlayan herkesin, Beyoğlu’nda bir “Yeşilçam Turu” yapması gerekiyor. Biz kendimizce yaptık ve size de ilham kaynağı olabileceğini düşünüyoruz.

Öncelikle Türkiye’de sinemanın kitleselleşmesini sağlayan insanların ve ucundan kıyısından sinemamıza adını yazdıran herkesin yolunun mutlaka düştüğü Yeşilçam Sokağı’nı bulmanız gerekiyor ki bunu yapmak hiç zor değil.

Bir döneme damga vurmuş olan Yeşilçam Sineması ile “Türkiye Sineması” kavramlarının özdeşleşmiş olduğu yılları düşününce, bu tarihi sokağın şimdiki yalnız ve yıkık dökük hali insanın yüreğini burkuyor.

Yeşilçam Sokağı, sinema yıldızı olmak umuduyla İstanbul’a gelen ve keşfedilmeyi bekleyenlerin buluşma yeriydi. Jön olmayı hayal edenler, canti kıyafetlerle sokağın köşe başlarında arz-ı endam ederdi. Sokaktaki “artis kahvehanelerinde” küçük bir figürasyon yakalamak umuduyla günlerce bekleyenler olurdu.

Yeşilçam Sokağı’ndan İstiklal Caddesi’ne çıktığınızda Türkiye Sineması’nın izlerini sürebileceğiniz önemli mekanlar buluyorsunuz. Bunlardan en önemlisi, hiç kuşkusuz Emek Sineması. Bugün üzerinde “Emek Sineması” yazan bir bina bulmanız mümkün değil. Çünkü sinemamızın bu sembol mekanı, birkaç yıl önce AVM’ye dönüştürüldü. Şu anda binada bir sinema var yine, ama Emek olabilir mi? Altında bulunan ve ünlü Hollywood yıldızlarının balmumu heykellerinin yer aldığı Madame Tussauds Müzesi’nin İstanbul şubesi, yaşanan değişimi adeta belgeliyor.

Emek Sineması’nın bugünkü hali.

Ne mutlu ki Beyoğlu’nda “bizim” sinemamızın, çocukluğumuzun ve düşlerimizin sahnesinde yer almış yıldızların balmumu heykellerinin bulunduğu bir mekan da var. TÜRVAK – Türker İnanoğlu Vakfı Sinema ve Tiyatro Müzesi ve Sanat Kitaplığı, oldukça güzel düzenlenmiş bir kurum olarak sadece Yeşilçam’ın değil, her dönemiyle Türkiye sinemasının ve tiyatrosunun belleği olma özelliği taşıyor.

TÜRVAK İstanbul Sinema ve Tiyatro Müzesi

Dört katlı müzede (bazılarını başarısız bulduğumuzu söylemek zorunda olduğumuz) çok sayıda balmumu heykel, Yeşilçam’ın izlerini sürmek isteyen ziyaretçileri bekliyor.

Ve müzenin diğer bazı köşeleri:

Yeşilçam’da kullanılmış bir kurgu cihazı… Kim bilir hangi filmler geçti bu şeritten.
35 mm baskı makinesi. Yeşilçam’ın hatıralarını saklıyor…
Bedri Koraman’ın çizdiği Kemal Sunal afişlerinden örnekler…
Ve bir kamera…
TÜRVAK Sinema ve Tiyatro Müzesi’nde sanatımıza emek vermiş herkes ama herkes var.
Sonsöz yerine: Yeşilçam Sokağı’ndaki bir duvar yazısı her şeyi anlatıyor…

 

Bir Cevap Yazın