Minsk’e nasıl gidilir, ne yapılır?

Belarus’un başkenti Minsk, beklentilerin çok ötesinde bir başkent. Her yanı çiçeklerle bezeli bu yemyeşil şehir, sandığınızdan çok daha fazlasını vaat ediyor

YAZI VE FOTOĞRAFLAR: TARHAN SALİMOĞLU

Minsk’e vardığınızda Türkiye’den gitmiş biri olarak ilk dikkatinizi çeken şey, yeşil alanların çokluğu oluyor. İstanbul’da kişi başına düşen kent içi yeşil alan 7.5 metrekare iken Minsk’te bu sayı tam 34 metrekare.  Minsk zaten Avrupa’nın en yeşil şehirlerinden biri sayılıyor.

Uçakta yolculara küçük formlar dağıtılıyor. Bunların bir kopyası ülkeye girişte bir kopyası da ülkeden çıkışta pasaport polisine veriliyor. Havalimanında yapmanız gereken ilk şey sağlık sigortası temin etmek. Aksi halde ülkeye giriş yapamıyorsunuz. Pasaport kontrolünden hemen önce sigortayı alabileceğiniz bir desk bulunuyor. Buradaki ilgili kişilere, ülkede kaç gün kalacağınızı söylemeniz yeterli.

Havaalanı şehre oldukça uzak. Otobüs ya da taksi ile şehir merkezine ulaşmak durumundasınız. Şehir içi ulaşım için yerel toplu taşımayı deneyimlemek isteyebilirsiniz. Ancak gerek yok derseniz, görece ucuz olan taksi ile rahat edebilirsiniz. Üstelik Rusça biliyorsanız pazarlık yapabilirsiniz.

Yeri gelmişken ifade etmekte fayda var; Minsk’te İngilizce bilen sayısı oldukça az. Otel resepsiyonunda sıkıntı yaşanmıyor, ancak şehirde derdinizi anlatmak kolay olmuyor ve  tam burada ister istemez işaret dili devreye giriyor.

“ÇİÇEKLİ ŞEHİR”

Minsk’in mümkünse yürüyerek gezilmesi gerekiyor. Bu şekilde şehrin ne kadar temiz, düzenli ve çiçekli bir şehir olduğunu farkına varabiliyorsunuz. Geniş caddeler, geniş kaldırımları ile birlikte şehrin dört bir yanına dağılıyor. Kaldırımlar, yürüyüş ve bisiklet yolu şeklinde ayrılmış bulunuyor. Amsterdam kadar olmasa da çok sayıda insan bisiklet kullanırken görülebiliyor. Bu şehri “çiçekli şehir” diye tanımlamaları boşuna değil. Çünkü şehirde buldukları her boşluğa çiçek ekilmiş hissi veriyor.

Özellikle hükümet binaları, oteller, alışveriş merkezleri gibi yapılar dışında şehir genelinde binaların standart bir şekilde yapıldığı hissine kapılıyorsunuz. Neredeyse hepsi büyük, yatay dikdörtgen kutulara benziyor. Sovyet etkisini ağır biçimde hissettiren bu mimari tarz hoşunuza gidebilir de gitmeyebilir de. Ama en azından düzenli bir çevre görüntüsü yaratıyor.

Minsk’in insanlar saygılı ve kibar… Ama Minsk insanını tanımlamak için kullanılabilecek en iyi kelime sanırım “sakin”. Bizdeki gibi bir koşturmaca ve curcunayı burada görmüyorsunuz.

MİNSK’TE GÖRÜLECEK YERLER

Minsk’in sembollerinden biri olan Kutsal Ruh Katedrali, yapımında kullanıldığı kırmızı tuğlalar ile ünlü Aziz Simon ve Helena Kilisesi, elmas şeklinde inşa edilmiş 26 katlı Belarus Modern Milli Kütüphanesi, Sovyet Kızıl Ordusu ve Belarus Partizan askerlerinin anısına 1954 yılında inşa edilmiş olan Zafer Anıtı ziyaret edilmesi gerekli yerler listesindekilerden sadece bir kaçını oluşturuyor.

MİNSK GECE HAYATI

Minsk’in gündüzleri “sakin” bir şehir olduğunu söyledik. Ama şehir esasen gece hayatı ile dikkat çekiyor. Gece hayatı deyince barlar, kafeler ve diskoların hepsi düşünülebilir. İnsanlar her yerde keyifle vakit geçirip sosyalleşiyorlar. Ancak bu turları özellikle hafta sonu yapmakta fayda var. Bir de bizim başımıza geldiği gibi yağmura yakalanmamanızı tavsiye ediyoruz.

Gidilecek mekanlar içinde tavsiyemiz ise Juravinka, Next, Madison ve Overtime Club.

Genel olarak Minsk’e ilk gidişinizde beklentinizin üstünde bir şehrin sizi karşılayacağını söyleyebiliriz. Özellikle ülkenin ve şehrin “gelişmişliği” ile ilgili önyargılarınız varsa bunlar tamamen yok olacak. Düzenli, temiz, sakin bir şehir size ev sahipliği yapıyor burada. Bir kaç gün turist olarak kaldıktan sonra insanda “bu şehirde yaşayabilirim” hissi uyanıyor. Ancak “Avrupa’nın son diktatörlüğü” olarak bilinen Belarus’ta iktidarın anti-demokratik uygulamaları ile ilgili haberler ve ağır aksak yürüdüğü söylenen devlet bürokrasisi ile ilgili anlatılanlar, Minsk’te yaşamak ile ilgili başka bir fikir de veriyor.

Minsk hafta sonu için bile olsa ziyaret edilmeyi kesinlikle hak ediyor. Üstelik bizden vize de istemiyor.


Minsk’e nasıl gidilir?

Türk Hava Yolları’nın İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Minsk’e haftada üç gün seferi var. Ayrıca Aeroflot, UTair ve Ukraine International gibi havayolları da aktarmalı olarak uçuyor.

Minsk’te nerede kalınır?

Gecelik 15-20 dolar isteyen hostellerden 500 doları bulan lüks otellere kadar geniş bir yelpazede seçenekler mevcut.

Belarus’ta Minsk’te ne yenir?

Minsk’te yemek ucuz. Yani ortalama gelirli bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için. Ancak Vasilki gibi eski ve otantik restoranlarda yemek için bir saat (evet bir saat) beklemeniz gerekebiliyor. Yearel lezzetlerden Machanka (güveçte yapılan mantarlı ve kremalı et), Krupenya (mantar çorbası), Pelmeni (mantıya benzer) ve mücver tadına benzeyen Draniki mutlaka tadılmalı. KVAS denen Belarus’a özgü alkolsüz malt içeceğini ise deneyebilirsiniz.

Minsk’e nasıl gidilir, ne yapılır?” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın