Serdar Çelenk: İzmir sağlıklı ve uzun yaşam şehri

8 bin 500 yıllık bir şehir olan İzmir, keşfedilecek çok şey barındırıyor. Ancak Türkiye’nin en deneyimli turizm rehberlerinden Serdar Çelenk’e göre bu gizli değerler dağınık durumda. Kentin beş ayrı kültürden oluşan karma ve sağlıklı bir yeme içme kültürüne sahip olduğunu belirten Çelenk, İzmir’in sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme temaları ile tanımlanması gerektiği görüşünde.

Ege Gastronomi Turizmi Derneği nasıl doğdu?

Ben yeni bir tarihi nokta keşfettiğimde arkadaşlarımla paylaşır ve onlara göstermek isterim. Kimisi gelir kimisi gelmez. Ama baktım ki “Çok güzel kuru fasulye yapan bir lokanta keşfettim” dediğimde herkes geliyor. Turizm faaliyeti içinde yeme içme faaliyeti önemli yer tutuyor, bu yüzden ikisini birleştirebilir miyiz diye düşündüm. Doğru noktaların keşfedilmesi ve İzmir ile Türkiye’nin gastronomik değerlerine sahip çıkıp korumak, kaybolmasını önlemek gibi düşüncelerle yola çıktık. Yedi kişi yola çıktık ve derneği kurduk. Kurulur kurulmaz İzmir’de Kemeraltı’nın ve Alsancak’ın lezzet haritalarını hazırladık. İnsanlar yemek konusunda tavsiye ile hareket ediyor. Biz de biraz bu tavsiyeyi biraz kurumsallaştırmak istedik.

Gastronomi açısından Kemeraltı’nın önemi sizce nedir?

Tam da bugün, içlerinde emekli hakimlerin, mühendislerin olduğu sekiz kişilik bir grup ile Kemeraltı Kültür ve Tarih Turu gerçekleştirdik. Grubumuzdaki insanlar, yıllardır İzmir’de yaşayan insanlardı. Ancak turun sonunda “Biz İzmir’de bu denli değerli noktalar olduğunu bunca yıldır bilmiyorduk” dediler. Hazırladığımız haritaların da yardımıyla İzmirliler Kemeraltı’na daha çok gelmeye başladı. Kemeraltı’nda 14 bin 500 işyeri var bu durum onu dünyanın en büyük açık hava çarşısı yapıyor. Bu işyerlerinde 80 binin üzerinde insan çalışıyor. Bu rakam, Anadolu’daki birçok şehrin nüfusundan fazla. Böyle bir yerde insanların yemek ihtiyaçlarını gidermelerini sağlayacak iyi ve hesaplı restoranların bulunması gerekiyor ve var. Dolayısıyla Kemeraltı İzmir için çok önemli. İzmir’in eski ve çok sofistike bir yemek kültürü var. Ancak günümüzde büyük alışveriş merkezleri, bu kültürü yıkıyor. Bunun doğru olduğunu düşünmüyorum. Biz biraz da temel ihtiyaçlarımızdan olan yemek yoluyla insanları Kemeraltı’na çekip İzmir’in bu kadim bölgesinde turizm hareketliliğini ve farkındalığı artırmayı amaçlıyoruz. Derneğimizin amaçlarından biri de zaten kente gastronomi üzerinden hizmet edilmesini sağlamak.

Bir turistin “İzmir’i neden gelmeliyim” sorusuna ne cevap verirsiniz?

Bu sorunun net bir cevabı yok, ancak flu bir cevabı var. Çünkü İzmir’de turizmin bir adı yok. İzmir belirgin bir turizm elbisesi bugüne kadar giymedi. Evet, bir kıyafet var üzerinde, ama bu spor bir elbise mi, resmi bir elbise mi, tarihi bir elbise mi, bir plaj giysisi mi, bir eğitim kıyafeti mi, bir sağlık elbisesi mi, çok belli değil. İzmir, bu anlamda üzerinde kat kat elbiseleri olan, rüküş bir yer. Bunu kötü anlamda söylemiyorum. İzmir’in turizm anlamında tanımlaması yapılamıyor, bu anlamda söylüyorum. Gaziantep’e gittiğinizde yemek kültürü ön plana çıkıyor mesela. Ancak İzmir’de böyle spesifik bir durum söz konusu değil.

İzmir’in tanıtımı konusunda bir eksiklik görüyor musunuz?

Bu konu papağan gibi tekrar ediliyor, İzmir’in tanıtım eksiği var deniyor. Haydi İzmir’in tanıtımını yapalım: “İzmir çok güzel bir yer, İzmir’in denizi şahane, İzmir’in rakısı balığı enfes, İzmir’de tarihi mekanlar bol…” Hepsine tamam. Ama şöyle düşünün; bir turist İzmir’e geldi, İzmir’i keşfedecek… Nerede kalacak, nerede yemek yiyecek, nerede yürüyüş yapacak, nasıl bir tura çıkacak, gece dışarı çıkmak istediğinde nereye gidecek? Sorun burada. İzmir 8 bin 500 yıllık bir şehir, tanıtım konusunda sıkıntı olması düşünülebilir mi? İzmir’in tanıtım sorunu yok. Zaten artık Google size her türlü bilgiyi veriyor. Ama bu sorduğumuz soruların cevapları ortada yok. Bunların cevapların toplanması, paketlenmesi gerekiyor.

Peki, sizce bu paketin adı ne olmalı?

Gaziantep denince “Türkiye’nin gastronomi başkenti” diyoruz değil mi? İzmir denince de “Türkiye’nin sağlıklı yeme içme başkenti” diye neden demeyelim? “Türkiye’nin sağlıklı yaş alma başkenti” diye neden demeyelim? Batıda insanlar sağlıklı yaşamak, sağlıklı beslenmek, spor yapmak ve kaliteli yaşamak istiyor. İzmir ne şehri olmalı diye bana sorarlarsa “İzmir sağlıklı uzun yaşam şehri olmalı” derim. Türkiye’de bu isme yakışacak ikinci bir kent yok. Bu amaçla bizim, İzmir’in “Healthy long life zone” olarak tanımlanması için bir çalışmamız da var. İzmir’in beş mutfaktan oluşan bir karma mutfağı var. Bu çok büyük bir hazine. Kentin elinde bu kadar değer ve binlerce değişik reçete varken bu değerleri işlememiz, bunlara odaklanmamız gerekiyor. İzmir’de Girit mutfağı, Balkan mutfağı, Levanten mutfağı, Yahudi mutfağı ve İzmir’in kendi yerel mutfağı var. Eşit ağırlıktalar ve sağlıklı bir yapıya sahip. Şerbetler var, tatlılar var. Sadece bunları ön plana çıkartarak İzmir’i turizm pazarında çok özel bir yere koymak mümkün.

Serdar Çelenk

Turizm rehberi. 43 yıldır mesleğini icra ediyor. Mesleğinin yanı sıra toplumsal yaşamda oldukça etkin bir rol üstleniyor, sivil toplum örgütlerinde 1972 yılından beri aktif roller üstleniyor. Lions ve SKAL kapsamında faaliyette bulundu ve bulunuyor. İzmir Rehberler Odası’nda üç yıl yöneticilik yaptı. Kendi ifadesiyle “Çalıştığım bütün dernekleri arkasından iteledim, ancak ilk defa Ege Gastronomi Turizmi Derneği yokuş aşağı gidiyor ve ben arkasından koşturuyorum.”

Bir Cevap Yazın